Kayıtlar

Resim
                 O BİR ÖĞRETMEN İDİ…                  Allah¸ insanı halifesi olarak yaratmış ve kendine kulluk yapsın diye yeryüzüne indirmişti. Rahmetinin bir tecellisi olarak onlara doğru yolu göstermesi için, kendi içlerinden peygamberler tayin etmiş, yollarını aydınlatmıştı. Seçilen bu peygamberler, tebliğci olmanın yanı sıra insanlara hayatlarıyla da örnek olan birer modeldi. Görevleri meşakkatliydi. Bu mücadelede karşılarına bazen ana babaları, evlatları ve kardeşleri, bazen yakınları, akrabaları, kavimleri ve yöneticileri çıkmış, akıl almaz işkencelerle karşılaşmışlardı. Ama onlar yılmadan, sabırla ve en güzel şekilde mücadele ederek gelecek nesillere örnek olmuş, ışık tutmuşlardı. Allah elçilerinin öğrettikleri, uyguladıkları ve bunları yaparken takip ettikleri yöntemler, insanlara örnek olmanın da ötesinde sürdürülmesi gereken ilkeler olarak birer mi...

O BİR ÖĞRETMEN İDİ...

Resim
    O BİR ÖĞRETMEN İDİ…                  Allah¸ insanı halifesi olarak yaratmış ve kendine kulluk yapsın diye yeryüzüne indirmişti. Rahmetinin bir tecellisi olarak onlara doğru yolu göstermesi için, kendi içlerinden peygamberler tayin etmiş, yollarını aydınlatmıştı. Seçilen bu peygamberler, tebliğci olmanın yanı sıra insanlara hayatlarıyla da örnek olan birer modeldi. Görevleri meşakkatliydi. Bu mücadelede karşılarına bazen ana babaları, evlatları ve kardeşleri, bazen yakınları, akrabaları, kavimleri ve yöneticileri çıkmış, akıl almaz işkencelerle karşılaşmışlardı. Ama onlar yılmadan, sabırla ve en güzel şekilde mücadele ederek gelecek nesillere örnek olmuş, ışık tutmuşlardı. Allah elçilerinin öğrettikleri, uyguladıkları ve bunları yaparken takip ettikleri yöntemler, insanlara örnek olmanın da ötesinde sürdürülmesi gereken ilkeler olarak birer mirastır.       ...

RAMAZAN HİSSETMEKTİR...-2-

Resim
  RAMAZAN HİSSETMEKTİR -2-           Ortak hissedişlerin arttığı zaman dilimleridir Ramazan. İnsan, yeniden fark eder hayatın anlamını ve yaratılışının gayesini. İnsan bu süreçte varlıkla kuracağı ilişkinin nasıllığını ve niceliğini fark edebilse, varlığı sahiplenme adına kurduğu köle düzeninin ve talan ettiği dünyanın nasıl bir hak gaspı olduğunun fark edecektir. Bu anlamda Ramazan, eşya ile kurulan ilişkinin ve nimete olan bağlılığın gözden geçirildiği, nimetin sahibine şükrün hatırlandığı, malın paylaşarak çoğaltıldığı ayıdır.            Oruç, ruh ve bedeni terbiye altına alınma sürecidir. En fıtri ve helal ihtiyaçların dahi “O’nun rızasını” kazanma adına erteleme, askıya alma ameliyesidir. Oruç, sunulan dünyevi nimetlerle kendi arasına gönüllü sınırlar koyarak ölmeden önce ölmenin anlamına ermektir. Nefsin hayvani arzularına gem vurarak, insani tarafını çoğaltmaktır.  Ramazan kurumaya yüz tut...

TARİKAT, “YOLA GELMEK” MİDİR, “YOLUNU BULMAK” MIDIR…?

Resim
                      TARİKAT, “YOLA GELMEK” MİDİR, “YOLUNU BULMAK” MIDIR…?                 Tasavvuf, zühd ve takva hayatı yaşayarak ruhu temizleme, kalbi kötülüklerden arındırıp hakka tahsis etme, Allah’ın bütün emirlerine uyma, yasaklarından kaçınma ve akılda daima Allah’ı canlı tutma gayretinin yolu olarak tanımlanmıştır. Fetihlerin artmasıyla başta Hint düşüncesi olmak üzere farklı düşüncelerle temasa giren Müslümanlar bunlardan etkilenmiştir. Bilhassa artan ekonomik gücün sağladığı lüks yaşam biçimine bir tepki olarak mistik hareketler tasavvuf adıyla halk kitlelerinde geniş yankı bulmuştu. Bu yönüyle bakıldığında tasavvuf, dünyevileşmeye karşı bir dik durmayı temsil eden bireysel duruşlar olduğunu söyleyebiliriz. Halk arasında taban bulan bu hareket başlangıçta bireysel bir hareket iken daha sonra kurumsallaşarak bir...

HADİ GEL KÖYÜMÜZE GERİ DÖNELİM…

Resim
                                        HADİ GEL KÖYÜMÜZE GERİ DÖNELİM…            Yaşı 40’ın üzerinde olanlar iyi bilir Ferdi Tayfur’un bu şarkısını. Köyden şehre göç etmenin zirve yaptığı yıllardı. Tahta valizlerini kapanlar ya Avrupa yollarına düşmüş ya da büyük şehirlere göç etmişti. Büyük hayalleri vardı insanların. Ama çoğunlukla hayaller gerçeklerle uyuşmadı. Dönemi yaşayanlar için bu şarkı çok şey ifade ediyordu. Birde olaya Ferdi Tayfur’un ağlamaklı sesi eklenince şarkı tam “damar” olmuştu. Aslında şarkı bir sosyolojiyi yansıtıyordu. Bu yönüyle şarkı, dinleyiciler kadar sosyologların, psikologların da dikkatini çekmiş, üzerinde yorumlar, derin tahliller yapmışlardı. Evet, insanlar büyük hayallerle şehre göçmüş ama çoğu şehir hayatına adapte olam...