Kayıtlar

RAMAZAN HİSSEMEKTİR... -1-

Resim
                              RAMAZAN HİSSETMEKTİR...-1-                        Düşünceler kavramlarla hayat bulur. Her dünya görüşü kendi ürettiği kavramlar üzerine kurar temellerini. Kavram ve içerik üretemeyen yapılar etkiye açıktır ve zaman içerisinde etkilendikleri düşüncelerin potası içinde erimeye, yok olmaya mahkûm olur. Bu değişimler çoğu zaman hissedilmezler bile. Hatta öyledir ki gelinen noktadan sonra geçmişe ait düşünce ve davranışlar artık birer kompleks halini alır. Çünkü k avramlarla beraber zihin dünyası, hayat algısı değişir, duyarlılıkları kaybolur yeni bir forma dönüşür. Kur’an bu değişimi şöyle tanımlar: “ Onlar kelimeleri yerlerinden oynatır.” Kelimeler ve kavramlar düşüncenin can damarlarıdır. Damarların tıkanması o bölgeye hayatın akmaması, felç olması demektir. Düşüncelerin eyleme dönüş...

Göklerin ve Yerin Mülkü Allah'ındır-2

Resim
                                                                                                                                             Göklerin ve Yerin Mülkü Allah'ındır-2              Tevhid mücadelesinin ilk suresi Alak’ta şöyle tarif eder insanı, Âlemlerin Rabbi ve yaratıcısı olan Allah: “ Gerçek şu ki, insan kendini yeterli görerek azar.” Bu tarifin ...

Göklerin ve Yerin Mülkü Allah'ındır-1

Resim
                                                        Göklerin ve Yerin Mülkü Allah'ındır-1        İnsanı diğer varlıklardan ayıran en önemli özelliklerinden biridir mülkiyete olan tutkusu. Mülkle kuracağı ilişki belirler kulluğunun rotasını. Bu ilişki biçimidir onu meleklerden üstün yapan ya da şeytana bile dudak ısırtan. Vahyin insana; “yeryüzü cennet” değil, “kaybedilen cennetin” yeniden kazanılacağı“emanet bir mekân” olduğunu söylerken, İblis, kulağına;“Sen yeryüzünün hâkimi ve sahibisin, mülk senindir, tasarruf hakkı sana aittir” diye fısıldar.   İblisin attığı bu zehirli tohumların can suyunu Kabil dökmüştü Habil’in kanıyla. Bu tohumun meyveleriydi; Ad, Semud ve Eyke halkları, bitmek tükenmek bilmeyen hırsıyla İbrahim’i ateşe attıran nemrut, çölde ehramlar diken Firavun, Mekke’de Allahın beytini ticaret...

Göklerin ve Yerin Mülkü Allah'ındır-1

Resim
                                                         Göklerin ve Yerin Mülkü Allah'ındır-1        İnsanı diğer varlıklardan ayıran en önemli özelliklerinden biridir mülkiyete olan tutkusu. Mülkle kuracağı ilişki belirler kulluğunun rotasını. Bu ilişki biçimidir onu meleklerden üstün yapan ya da şeytana bile dudak ısırtan. Vahyin insana; “yeryüzü cennet” değil, “kaybedilen cennetin” yeniden kazanılacağı“emanet bir mekân” olduğunu söylerken, İblis, kulağına;“Sen yeryüzünün hâkimi ve sahibisin, mülk senindir, tasarruf hakkı sana aittir” diye fısıldar.   İblisin attığı bu zehirli tohumların can suyunu Kabil dökmüştü Habil’in kanıyla. Bu tohumun meyveleriydi; Ad, Semud ve Eyke halkları, bitmek tükenmek bilmeyen hırsıyla İbrahim’i ateşe attıran nemrut, çölde ehramlar diken Firavun, Mekke’de Allahın be...

NİCELİKTEN NİTELİĞE..

Resim
                                                                                              NİCELİKTEN NİTELİĞE..           Tevhid mücadelesi çetin şartlar altında verilen bir sabır savaşıydı. Nefsin, toplumsal baskıların, siyasi entrikaların, ekonomik zorlukların ve psikolojik baskıların cenderesinde halka halka büyüyen bir mücadeleydi. Ve bu çetin savaşın en kahraman erleriydi peygamberler.           Tevhid mücadelesi çetin şartlar altında verilen bir sabır savaşıydı. Nefsin, toplumsal baskıların, siyasi entrikaların, ekonomik zorlukların ve psikolojik baskıların cenderesinde halka halka büyüyen bir mücadeleydi. Ve bu çetin savaşın en kahraman erleriydi peygamberler.  ...

Modern dünyada müslüman kalmak..

Resim
           MODERN DÜNYADA MÜSLÜMAN KALMAK...                 Din; piyasanın, üretim araç ve ilişkilerine, toplumsal olaylara, kültür, sanat gibi yaşadığımız zamanı tarif etmeyi sağlayacak kavramlara yön veremediğinde, yaşanan zamanın gerisine düşer. Böyle durumlarda din iki tür dil geliştirir. İlki; yasak ve günah üreten, savunmacı, ürettiği hurafelerle uyuşturucu etkisi güçlenmiş, “ötekileştirişi” bir dildir. Bu dil, çağa alternatif olmak yerine ona sırtını döner. Zamanda onurlu bir şekilde var olma yerine, geçmişin kahramanlık hikâyeleriyle kendine nostaljik ve epik bir dünya kurar, problemlerin çözümünü ise, “beklenen mehdiye” bırakır. Ahiretin tarlası olan dünya aşağılanırken, yaşanan zaman dilimine uygun dil geliştiremediği için, dünya ile ahireti birbirinin karşıtı olarak görür ve tüm güzellikleri öbür dünyaya bırakır. İkinci durumda ise, çözüm üretemediği dünyada üretilen çözümlere angaje o...